Vücudumuzun en büyük organı denilince aklınıza ne geliyor? Karaciğer, beyin? Aslında organ denilince aklımıza iç organlar gelmekle birlikte en büyük organımız en değerli giysimiz olan cildimiz. Kozmetik/kozmesötik ürün kullanırken de cildin yapısını iyi bilmek gerekiyor.
Özellikle de pazarlama harikası olan ürünlere karşı da uyanık olmak için cildimizi iyi bilmek gerekiyor. O kadar detay bilmeye de gerek yok, cildimizin en büyük bariyer olduğunu bilmekle başlayabiliriz :)
Bunun yanı sıra cildimizin kendisine ait bir florası olduğunu da bilmeliyiz. Flora deyince aklınıza çiçekler gelir, cilt florası da cildimizin çiçek gibi olması için oldukça önemli. Flora bizim cildimiz üzerinde yaşayan bakteriler bütünü. Yağ asitleri oluşturarak cilt sağlığımızın devamını sağlarlar. Özellikle her gün, sıcak ve uzun duş alan bireylerin cilt florası zarar görür ve cilt problemleri ile karşı karşıya kalırlar.
Cildi anatomik olarak inceleyecek olursak da, temel olarak üçe ayrılır;
- Epidermis
- Dermis
- Hipodermis
Kozmetik ürün uygulamaları için bizi en çok ilgilendiren katman doğal olarak en dış katmanımız olan epidermis. Cildimizin altına hiçbir şey geçirmemeyi kendine görev edinmiş bu katman cildimizi dış etmenlerden korur. Altındaki katman olan dermis ise kozmetik reklamlarında adını sıklıkla duyduğumuz kollajen ve elastin liflerinden oluşur. İçerisinde kıl kökleri, kan damarları, yağ bezleri ve çeşitli reseptörler bulunur.
Kozmetik ürün tercih ederken ya da evde doğal içerikli maskeler yaparken sizlere yol gösterecek bilgileri paylaşmaya son adım kaldı. Cildin yapısından sonra kozmetik ürün etiketi okumaya yardımcı olmaya çalışacağım.
0 yorum:
Yorum Gönder